×

Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için internet tarayıcınızı tam ekran olarak kullanınız.


Sürdürülebilirlik

Çevresel Etki

İklim değişikliğinin krize dönüşmesi, çevre kirliliğinin ulaştığı boyut ve doğal yaşam alanlarının daralmasıyla azalan biyoçeşitlilik son yıllarda çevre konusunda atılan adımların yetersiz kaldığını gösteriyor. Artan nüfusun ve yüksek enerji tüketen teknolojilerin kullanımının artmasının bu gelişmelerin üzerinde etkisi büyük. Devletlerin ve bireylerin alabilecekleri önlemlerin dışında özel sektöre de çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması konusunda büyük bir sorumluluk düşüyor.
Yeni elektrik iletim hatlarının yapılması gibi elektrik dağıtımı kapsamındaki faaliyetler çevresel ve sosyal etkilerle ilişkilendirilebilir. Çevresel açıdan bakıldığında, 154 kV altındaki elektrik enerjisi iletim hatları ulusal Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği Ek 1 ve Ek 2 listesi kapsamında olmadığından, elektrik dağıtım şirketlerinin faaliyetleri ulusal ÇED Yönetmeliğine tabi değildir. Bu nedenle, yeni elektrik hatlarının döşenmesiyle ilişkili çevresel etkiler sınırlı kabul edilmektedir. Bu kapsamda sırasıyla 02.02.2017, 06.02.2017 ve 06.02.2017 tarihinde Başkent EDAŞ, Toroslar EDAŞ ve AYEDAŞ’ın elektrik dağıtım hatları, işletme ve montaj tesisleri için T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan “ÇED kapsam dışı” belgesi aldık.

Dağıtım şirketlerimizdeki çevre yönetimini ISO 14001:2015 Çevre Yönetim Sistemine uygun olarak yürütüyoruz. 2019 yılında 3 bölge için TÜV Teknik Kontrol ve Belgelendirme A.Ş. tarafından ISO 14001:2015 Yönetim Sistemi kapsamında denetlendik4 ve denetim kapsamında herhangi bir uygunsuzluk tespit edilmedi.

Tüm faaliyetlerimizde çevreye saygılı ve sorumlu davranıyoruz. Çevresel performansımızı sürekli iyileştirerek faaliyetlerimizin çevre üzerindeki zararlı etkilerini azaltmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda 2019 yılında Çevre Politikamızı çevresel sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda revize ettik ve kaynak verimliliği, hava ve su emisyonları, iklim değişikliği ile mücadele, biyoçeşitlilik, hava ve su emisyonları gibi konuları politikamıza dahil ettik.

2019 yılında dağıtım şirketlerinde çevre yatırımları ve harcamaları 933.000 TL olarak gerçekleşmiştir. Bu miktarın üçte biri Tehlikeli Atık Depolama Sahalarına yapılan yatırımlara ayrılmıştır. Diğer harcamalar üç bölgede çevre koruma malzemelerinin tedariki için yapılmıştır. 2019 yılında Enerjisa’nın konsolide çevresel yatırım ve harcamaları toplam 1.307.762 TL’dir. 2019 yılında hiçbir çevre ödülü veya cezası alınmadı.

Bu süreç içinde, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) gibi uluslararası kuruluşlarla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, kredi ve tahvil süreçleri ve kurumsal yatırımcıların ÇSY kapsamındaki gerekliliklerini karşılamaya odaklanmamız önemli bir yol gösterici oldu ve çevresel etki yaklaşımımızı geliştirmemizi sağladı. Bu bağlamda, Çevresel ve Sosyal Eylem Planımızı aşağıdaki gibi geliştirdik:



İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

İklim değişikliğiyle mücadelede özel sektöre büyük bir rol düşüyor. Aşırı hava olayları ve giderek artan ortalama sıcaklıklar enerji dağıtım sektörü için doğrudan riskler oluştururken, yenilenebilirenerjinin dağıtıma ağına dahil edilerek enerji çeşitliliğinin artırılması, elektrik iletimindeki verimliliğin yükseltilmesi ve akıllı şebeke ve enerji depolama sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi konular sektörümüz için fırsatlar barındırmaktadır.

Enerjisa Enerji olarak iklim değişikliği ile mücadeledeki rolümüzün farkındayız. Enerjiyi tüketicilere ulaştırırken oluşan doğrudan ve dolaylı çevresel etkimizi ve karbon emisyonlarımızı azaltmayı, tüm süreçlerde enerji verimliliğini artırmayı amaçlıyoruz. 2019 yılındaki sera gazı salımlarımız 39,945 bin ton olarak gerçekleşti. Gelir başına sera gazı emisyonu yoğunluğunu ise 2017 yılına kıyasla %30 azalttık.

Enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını düzenli olarak 3 kapsamda izliyor, verimliliği artıran çalışmaları destekliyor ve her türlü çevresel etkimizi azaltmak için çalışıyoruz.

  • Doğal Kaynak Tüketiminin İzlenmesi: Yıllık enerji tüketimini azaltma hedeflerimizi, binalarımızdaki elektrik, su ve yakıt tüketimini etkin bir şekilde izleyerek lokasyona özgü ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemini temel alarak belirliyoruz. Böylece hava ve sera gazı emisyonlarımızı azaltmayı amaçlıyoruz.
Emisyonların tanımlanması, hesaplanması ve raporlanması için en yaygın olarak kullanılan çerçeve olan Sera Gazı Protokolü’ndeki 3 kapsam aşağıdaki şekildedir:

KAPSAM 1 emisyonları, yakıt tüketimi, şirket araçları ve kaçak emisyonlar gibi şirketin sahip olduğu veya kontrol ettiği kaynaklara bağlı doğrudan sera gazı emisyonlarını kapsar. Kapsam 1 emisyonlarımızı ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ile izliyor ve SF6 gazlarının kullanımını azaltmayı amaçlayan projeye katılıyoruz.

  • Elektrik Sektöründe SF6 Gazı Kullanımı ile İlgili İklim Projesi: Sera gazı salımlarının önüne geçilerek SF6 kaynaklı iklim değişikliği etkilerinin önlenmesi için Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Atık Kâğıt ve Geri Dönüşümcüler Derneği (AGED) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından yürütülen Elektrik Sektöründe SF6 Gazı Kullanımı ile ilgili İklim Projesi’nde yer alıyoruz. Bu proje ile elektrik sektöründe yaygın kullanılan ve atmosferik sera etkisi yaratan SF6 gazının izlenmesi ve geri dönüşümü için Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun bir çerçeve oluşturulmasını amaçlıyoruz.
KAPSAM 2 emisyonları satın alınarak tüketilen elektrik, ısı veya buhara bağlı dolaylı tüketimi ifade ediyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarından satın alma yaparak dolaylı kapsam 2 emisyonlarımızı sıfırlamayı hedefliyoruz. 2017 yılından beri Kapsam 2 salımlarımızı %18 azalttık.
  • Yenilenebilir Enerji Kullanımı: 2019 yılında uluslararası yenilenebilir enerjisertifikalarından biri olan I-REC ile elektrik tüketimimizin 989 MWh’ini yenilebilir enerjiden karşıladık ve elektrik tüketimi kaynaklı karbon salımlarını azalttık. 2020 yılıyla birlikte seçilen pilot binalarla başlayacak ve kademeli olarak tüm binalarımızda %100 yenilebilir enerji kullanmaya odaklandık.
KAPSAM 3 emisyonları, atık imhası, iş seyahati ve satın alınan mal ve hizmetler gibi şirkete ait olmayan ve doğrudan kontrol edilmeyen kaynaklara bağlı dolaylı emisyonları kapsamaktadır. 2019’da ilk kez Kapsam 3 emisyonlarımızı hesapladık ve raporladık. Değer zincirimizde sera gazı emisyonlarını azaltacak proje ve programlar geliştirmeyi hedefliyoruz.

  • Akıllı Şebekeler: Pilot projeler aracılığıyla, gelecekteki enerji altyapısı ve enerji depolama sistemlerine yönelik yenilenebilir enerji sistemleri ile uyumlu olarak kurulan şebekeleri inceliyoruz. Elektrikli toplu taşıma ve şarj altyapısı entegre bir şekilde yönetilmektedir. Bu pilot projelerle enerji verimliliği ve sera gazı emisyonu azaltımı açısından önemli avantajlar sağlamayı hedefliyoruz. Ayrıca, akıllı elektrik sayaçları ve otomatik elektrik sayacı okumaları üzerinde yapılan çalışmalarla, hatalı sayaçlarından kaynaklanan enerji kaybını önlemeyi amaçlıyoruz.
  • HASAT Projesi: Elektrik dağıtım sektöründe enerji verimliliğini artıracak yenilikçi uygulama ve metodolojilerin geliştirilmesi ve enerji verimliliği yol haritası oluşturulması amacıyla Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) iş birliğinde ve diğer Elektrik Dağıtım Şirketlerinin (EDAŞ) katılımıyla HASAT projesini başlattık. Proje ile verimliliği artırmaya yönelik çalışmalara paralel olarak altyapı ve sistemsel iyileştirmelerin belirlenmesi ve tüketicileri daha verimli enerji kullanımına teşvik etmeye yönelik uygulamalar geliştirmeyi hedefliyoruz.
  • Yeşil Enerji Tarifesi: Uluslararası akredite kuruluşlar tarafından onaylı yeşil enerji tedariki ve satışında önemli bir adım attık ve 2019’un son çeyreğinde yeşil enerji ürünlerini piyasaya sürdük. Yeşil Enerji Tarifesi ile kullanıcıların elektrik tüketiminden kaynaklı sera gazı salımlarını azaltmaları veya nötrlemeleri için alternatifler sunuyoruz. Bu kapsamda 2 ürün sunuyoruz:

    Gerçek veya tüzel kişiye ait (yenilenebilir enerji kaynaklı üretim yapan işletmeye/santrale ait), standartlaştırılmış, ticareti yapılabilen ve metrik ton CO2 cinsinden ifade edilen kredi olan Karbon Azaltım Seritifikası Yenilenebilir elektrik üretiminin çevresel, sosyal ve diğer güç dışı niteliklerinin mülkiyet haklarını temsil eden piyasaya dayalı bir araç olan ve 1 MWh elektriğin yenilenebilir bir enerji kaynağından üretilip elektrik şebekesine teslim edildiğini gösteren Yenilenebilir Enerji Sertifikası.
  • Enerji Performans Modeli: İklim değişikliği ile mücadelede Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile 2019 yılında yeni bir ortaklık başlattık. Ankara’da bulunan TOBB ETÜ Hastanesi’nde enerji verimliliğine yönelik başlattığımız Enerji Performans Modeli’ni uygulamaya koyduk. Bu model, eski aydınlatma ürünlerinin daha verimli LED aydınlatma sistemleriyle değiştirilmesini ve ortaklık boyunca kurulan sistemin bakımını kapsıyor. Modelle kurumun yılda 1,6 milyon kWh elektrik tasarrufu, buna bağlı olarak da 383.000 TL tasarruf sağlaması bekleniyor. 2017-2023 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile uyumlu olan modelin yaygınlaşmasının ülke ekonomisine de katkı sağlayacağını öngörüyoruz.
  • Beni Al Uygulaması: Beni Al Uygulaması ile ortak araç kullanımını destekleyerek yakıt tüketimi ve sera gazı emisyonu azaltımı sağladık. Uygulama, Sabancı Topluluğu şirketlerinin ve çalışanlarının başarılarını ödüllendirmek ve en iyi uygulamaları paylaşmayı teşvik etmek amacıyla düzenlenen yarışmanın adaylarından oldu.
KAYNAK VERİMLİLİĞİ

Kaynak ve enerji verimliliğine odaklıyor, bu kapsamda önemli projeler gerçekleştiriyoruz.

  • Arızalı ya da Demonte Edilmiş Şebeke Malzemelerinin Tekrar Kullanılması: Transformatörler gibi elektrik şebekesi operasyonlarının bir parçası olarak kullanılan arızalı malzemeler Malzeme Kalite Kontrol süreçleri ile değerlendiriliyor. Geri Dönüşüm Test Merkezine teslim edilen demonte ve arızalı şebeke malzemelerinin tekrar kullanılıp kullanılamayacağına karar vermemizi sağlayan malzeme kalite kontrol ve onarım ekipmanı için 500.000 TL tutarında yatırım yaptık. Bu yatırımlar sayesinde hem kaynak kullanımı hem de atık üretimi açısından önemli kazanımlar elde ettik.
  • Malzemelerin Geri Dönüşümü ve Yeniden Kullanımı: Kablo, direk, pano, kesiciler, sigortalar, sayaçlar ve her türlü şebeke malzemesi gibi malzemenin yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesine önem veriyoruz. Atıkları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Atık Yönetimi Yönetmeliği hükümlerince atık türlerine, kodlarına ve atık hiyerarşisine uygun olarak bütüncül şekilde yönetiyoruz. Geri dönüşüm/geri kazanım ve nihai bertaraf süreçleri; TOROSLAR ve BAŞKENT’te EKOVAR Çevre Geri Dönüşüm A.Ş., AYEDAŞ’ta AKADEMİ Çevre Entegre Atık Yönetimi Endüstri A.Ş. ile olan atık sözleşmelerimiz kapsamında yönetiliyor. Ekonomik değeri olan ve teknik olarak mümkün olan her türlü atık malzemenin geri dönüşümü ve geri kazanımı bu kapsamda gerçekleştiriyoruz.
  • Yeni Bağlantı Dijitalleşme Projesi: 2020 yılında çalışmalarını hızlandıracağımız Yeni Bağlantı Dijitalleşme Projesiyle yeni bağlantı başvuru süreçlerini dijital ortama taşıyarak kağıt atıklarının önüne geçeceğiz. Böylelikle her yıl 7,5 milyon A4 kağıt kullanımının önüne geçecek, yılda 750 ağacın kesilmesini engelleyeceğiz.
ATIK YÖNETİMİ

Çevreye karşı güçlü bir sorumlulukla, atıkları yürürlükteki mevzuata, uluslararası standartlara, İSG ve Çevre Politikalarına uygun olarak yönetiyoruz. Faaliyetlerimizden kaynaklı evsel, endüstriyel, tehlikeli ve tehlikesiz atıkların kaynağında önlenmesi, azaltılması ve geri kazanılması konusunda önlemler alıyoruz.

Atık Yönetimi Prosedürünü ISO 14001: 2015 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında, elektrik dağıtım şirketlerinin faaliyet ve operasyonlarından kaynaklanan evsel, tehlikeli ve tehlikesiz atıkların azaltılması, toplanması, taşınması, depolanması, geri dönüşümü ve/veya nihai bertarafı için uygulanacak yöntemleri tanımlamak üzere ilgili ulusal mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırladık.

Ayrıca, tehlikeli atıkların geçici olarak depolandığı tüm depolama alanları için yasal olarak gerekli olan Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalarının sona ermeden önce yıllık olarak yenilenmesini sağlıyoruz. 5 adet Tehlikeli Atık Geçici Depolama Sahamızın Geçici Depolama İzinleri alınmıştır. Diğer 3 saha için izin süreçleri devam etmektedir.

  • Tehlikeli Atık Yönetimi: Faaliyetlerimizin çevresel etkilerini azaltmayı ve yaşam döngüsü yaklaşımını kullanarak atıkların döngüsel ekonomiye değer kaybetmeden geri kazandırılmasını hedefliyoruz. Malzeme Kalite Kontrol ve Geri Dönüşüm Test Merkezi işlemlerine tabi tutulan demonte şebeke Malzemelerinden uygun olanlar geri dönüştürülerek tekrar kullanılıyor. Diğer tüm şebeke atıklarımızı operasyonlarımızdan uygun şekilde topluyor ve geri dönüştürülmelerini sağlıyoruz ve bu sayede atık miktarını azaltıyoruz. Tehlikeli atıkları mevzuata uygun olarak depoluyor ve lisanslı geri dönüşüm şirketlerinin yardımıyla bertaraf ediyoruz.
  • Tehlikesiz Atık Yönetimi: Sıfır Atık hedefi doğrultusunda genel müdürlük binası başta olmak üzere atıkların daha doğru ve kolay bir şekilde ayrıştırılmasını sağlayan toplama kutuları yerleştirdik.

    Evsel ve geri dönüştürülebilir atıkları, ilgili Belediyelere ve Belediyelerin / lisanslı atık yönetim tesislerinin yetkili şirketlerine gönderiyoruz. Yüklenici faaliyetlerinin catering hizmetlerinden ortaya çıkan atık bitkisel yağları Atık Yağ Kontrol Yönetmeliği uyarınca bertaraf edilmek üzere lisanslı şirketlere gönderiyoruz. Tek kullanımlık plastik, kağıt ve benzeri atıkları önlemek için Şirket içinde bilinçlendirme faaliyetleri sürdürüyoruz. Ayrıca Global Compact Türkiye, Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD) iş birliğiyle kurulan İş Dünyası Plastik Girişimi’ne katıldık ve 2021 yılı için hedeflerimizi belirledik.
BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI

Geniş bir coğrafi alanı kapsayan kapsamlı bir elektrik şebekesi operasyonu yönetiyoruz. Elektrik şebekesi ve etki alanı (örn. geçiş hakkı, şebeke onarım ve bakım faaliyetleri vb.) kaçınılmaz olarak Türkiye’nin Ramsar sahaları, milli parklar ve çeşitli doğa koruma alanları olarak belirlenen yüksek ekolojik öneme sahip alanlarını da kapsamaktadır.

Faaliyetlerimizin doğal yaşam üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini azaltmayı amaçlayarak biyoçeşitliliği korumanın önemini vurguluyoruz. 2019 yılında Çevre Politikamıza doğal yaşam ve canlı hayatının korunması hedeflerini dahil ettik. Yeni yatırımlar söz konusu olduğunda ve yaban hayatı geliştirme ve koruma alanlarını ilgilendirdiğinde Ekosistem Değerlendirme Raporları hazırlıyor ve ilgili mevzuat uyarınca yatırımlarımızın çevresel etkilerini azaltmak için önlemler alıyoruz.

Türkiye, dünyanın iki büyük kuş göç yolu üzerinde yer almaktadır ve bu durum ülkeyi kuşlar için önemli bir beslenme ve üreme alanı yapmaktadır. Dağıtım bölgelerinde koruma alanları yer almakta, AYEDAŞ, Toroslar EDAŞ ve Başkent EDAŞ tarafından işletilen elektrik şebekesi de kuşların uçuş rotalarıyla kesişmektedir. Biyoçeşitliliğin korunması kapsamında yürüttüğümüz projeler şu şekildedir:

  • Defne Projesi: Enerji nakil hatları üzerine bulunan ağaçlar, kurulum tamamlandıktan sonra hatlara temas etmesi halinde elektrik kayıplarına ve yangınlara sebep olabiliyor. Enerji nakil hatları, ilgili yönetmelikler gereği belirli bir enine kesitte bitki örtüsünden arındırılmaktadır. Gerekli görüldüğünde ağaçlar, kesim ya da budama yoluyla alandan uzaklaştırılmaktadır. Ancak bu işlem, finansal olarak maliyetli olduğu kadar ekolojik açıdan da önemli bir etki yaratmaktadır. Projeyle, hat altı kesim ya da budama yerine uygun ağaç türünün dikimi yoluyla hat güvenliğini sağlamak ve olası yangınları önlemeyi hedefledik. Böylece yalnızca dağıtım hattının güvenliğini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda doğanın sürdürülebilirliğini ve çevreyi korumayı hedefledik. Böylece enerji dağıtım hatlarında ağaçlardan kaynaklı arızalar ve kayıplar azaltılacak, uzun süreli elektrik kesintisinin önüne geçilecek, kayıp maliyetleri düşürülecek, doğanın dengesi ve ekolojik koşulları da korunmuş olacaktır.

    Literatür taraması ve araştırmalarla dikim için katma değeri yüksek, ekonomik getirisi olan bir ağaç türü seçmeye odaklandık. Çıkan sonuçlara bağlı olarak defne bitkisine karar verildi. Proje kapsamında Bartın ilinde belirlenen alanda 5.500 adet defne fidanı ekildi. Projenin, bakım ekiplerinin iş yüklerinin azaltması, olası kazaların önüne geçilmesi, arıza giderme için harcamaların azaltılması ve enerji kayıplarının düşürülmesi gibi birçok doğrudan ve dolaylı faydası bulunuyor.
  • Yüksek Gerilim Hatları İzolatör Projesi: Göçmen kuşlar başta olmak üzere kanatlı fauna, dağıtım şebekelerinin üzerine konma, yuva yapma veya iki iletken arasına girme sonucu elektrik çarpma tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu tip etkileşimler sonucunda yaşanan muhtemel kazalar kuşların çoğunluğunda ölüme sebep oluyor. 2017 sonunda başlayan Yüksek Gerilim Hatları Yalıtım Projesi kapsamında bazı elektrik hatlarına izolatörler monte edilmiştir. Bugüne kadar yapılan yatırımlar ve 2020 yatırım bütçesi aşağıdaki şekildedir:


  • Kuş Çarpılma Önleyici: Kuş ölümlerinin önüne geçebilmek için göç yolu üzerinde bulunan veya riskli görülen hatlara izolatör montajları yapmaya başladık. İzolatörlerin montajı için Adana’da pilot bir hat seçildi ve izlenmeye başlandı. Bu proje ile hem bölgedeki kuş popülasyonunu hem de kanatlı biyoçeşitliliğini korumayı hedefliyoruz./li>
  • Kuş Saptırıcı: Elektrik çarpması nedeniyle kuş ölümlerini en aza indirgemek için seçilen hava hat bölümlerine Kuş Saptırıcı kurmak için bir pilot proje başlattık.
Ayrıca Çevre Politikamız, Sürdürülebilirlik Taahhüdümüz ve Çevresel ve Sosyal Eylem Planımız kapsamında Ekosistem Risk Değerlendirmesi yapılmış ve bulgulara göre Biyoçeşitlilik Eylem Planı hazırladık. Bu çalışmalar kapsamında aşağıdaki eylemleri belirledik:

  • Dağıtım bölgelerimizdeki ekosistem çeşitliliği ve özellikleri tanımlanacak,
  • Canlı yaşam türleri, kırılganlık, nadirlik ve korunma durumları tanımlanacak,
  • Elektrik dağıtım faaliyetlerinin ekosistem ve ilgili habitat üzerindeki potansiyel etkileri değerlendirilecek,
  • Etki azaltma faaliyetlerini yönetmek ve izlemek için Eylem Planı hazırlanacak.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. AYRINTILARI İNCELEYİN